|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| İletişim |
|
|
 |
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
SEVİNÇLERİMİZ |
|
EVLENENLERI VE ÇOCUKLARI OLANLARI TEBRIK EDERIZ. |
| |
ÜZÜNTÜLERİMİZ |
|
AMELİYAT OLANLARA ACİL ŞİFALAR; VEFAT EDENLERE ALLAHTAN RAHMET, YAKINLARINA SABIRLAR DİLERİZ. |
| |
ZIYARETÇI SAYISI |
25 Nisan 2006 Tarihinden itibaren sitemizi ziyaret eden
|
| |
|
| |
|
| |
|
|
| |
Çarşamba, 19 Mart 2008 |
|
| |
2008 seminerler dizisinin dördüncüsü yapıldı…
ÇANAKKALE RUHUNU GÜNÜMÜZE TAŞIMALIYIZ |
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
“Çanakkale Ruhu” konulu 2008 seminerler dizisinin dördüncüsü 22 Mart 2008 Cumartesi günü Şube Eğitim ve Sosyal işler Sekreteri Ahmet Gök tarafından sendika toplantı salonunda verildi.
Seminerin girişinde çeşitli slâytları izleyicilere sunan Ahmet Gök “Çanakkale zaferimizin bize kazandırdıkları sömürüye ve emperyalizme karşı galip gelme ruhudur. Çanakkale insanlığın savaşı yendiği yerdir” şeklinde ifade etti.
Ahmet Gök şöyle konuştu: Düşman zırhlılarına, müthiş teknolojik silahlarına hatta uçak gemilerine ve o güne kadar tarihin gördüğü en kalabalık haçlı ordusuna karşı Anadolu’nun her evinden bir yiğit, hatta Halep’ten, Kosova’dan, Kudüs’ten, Afganistan’dan, Tahran’dan, Bağdat’tan yiğitler var. Vatan diyen, nâmus diyen, Allah diyen yiğitler… Bu savaş yokluk içinde yürütülen bir savaştır, madde ile mânânın savaşı, varlık ile yokluğun savaşı. 200 kusûrluk ağırlıkta top mermisini kaldırarak bayraklaşan Koca Seyit’leri ortaya çıkaran bir savaştır.
“Git, minareler ezansız, camiler Kur’an’sız kalacaksa sen de git” diyen analar var.
Şairin dediği gibi;
“Tâki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galip et yarab, çünkü bu son ordusudur İslam’ın” diye açılan eller var.
İstanbul ve Anadolu’nun en seçkin okullarının talebelerinin neredeyse tamamı burada şehit olmuştur. Bunlar Osmanlı’nın eğitim reformundan sonra yetiştirdiği pek parlak bir nesildir. Savaştan sonra istifa eden Churchill “Çanakkale’yi geçemedik ama Osmanlı’nın gelecek 50 yılını yok ettik” diyecektir.
Seminerin devamında Ahmet Gök önemli bir tarihi olayı izleyicilerle paylaştı: Merhum Turgut Özal’ın Başbakanlık yıllarında Japonya’dan bir heyet ülkemizi ziyarete gelir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler’dir. Eğitim bakanlıkları arasında karşılıklı heyetler gidip gelir. Japon Eğitim Bakanı ülkemizin yetkililerine gençlerimizin milli ve manevi değerlerden yoksun yetiştiklerini ifade edince heyetimizdeki yetkililer, Japon yetkililere bu sorunun ülkelerinde olmama nedenini ve Türkiye’deki bu sorunu, neler yaparak aşacaklarını sorarlar. Japon yetkililer gençleri Hiroşima ve Nagazaki’ye götürerek tarih bilincini geliştirdiklerini ifade ettikten sonra bizim yetkililerin bu anlamda daha çok imkânlara sahip olduklarını belirterek adres olarakta Çanakkale’yi gösterirler.
Şube Eğitim ve Sosyal işler Sekreteri Gök seminerini şu şekilde tamamladı: Yozgatlı Mehmet ile Diyarbakırlı Mehmet’i omuz omuza, gönül gönüle birlik ve beraberlik içinde hareket ettiren ruh, bugün Hakkâri’den İstanbul’a, Diyarbakır’dan Edirne’ye, Hatay’dan Samsun’a kadar Türkiye’nin her yerinde var olan ve her yerini kucaklayan Eğitim-Bir-Sen’in özündeki ruhtur. Çünkü Eğitim-Bir-Sen’in iki güçlü referansı var: Biri İstiklâl Marşı, diğeri ise Çanakkale ruhudur. |
|
| |
|
|
| |
Çarşamba, 19 Mart 2008 |
|
| |
İlçe Ziyaretleri ve 14. İş Yeri Temsilcileri Toplantısıyla;
YETKİ İÇİN YENİ HAMLE DÖNEMİ DEVAM EDİYOR
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
Üç yıldır açık ara birinci olan şubemiz, yetki hedefine daha çok katkı yapmak, yetki yolculuğunu kısaltmak için her zamankinden daha çok çalışarak eğitim çalışanlarına karşı sorumluğunu yerine getirmeye çalışıyor.
İslâhiye ilçesine yapılan ziyaretle başlayan yeni süreç, Nizip ve Nurdağı’nda iş yeri temsilcileri toplantılarıyla devam etti. İmkânlarını seferber ederek yeni hamle döneminden yüzünün akıyla çıkmak isteyen şubemiz, şehir merkezinde ise 14. İş Yeri Temsilcileri Toplantısını gerçekleştirdi. Verimliliği artırmak için iş yeri temsilcileriyle dört grup halinde toplantılar gerçekleştirdi.
3. olağan kongreden hemen sonra 30 kişilik yönetimi kurulunu aktif durumda tutmak için sekreteryalara bağlı komisyonlar kuruldu. Şube Teşkilatlanma Sekreteri Yasin Tepe başkanlığında kurulan 10’u yönetim kurulundan toplam 11 kişiden oluşan Teşkilatlanma Komisyonu şu isimlerden oluşuyor: Bestami Tunç, Hasan Ataş, Haşim Orulluoğlu, İbrahim Halil Çelik, İbrahim Taşdemir, İsmail Karaca, Mesut Yıldız, Ömer Karayılan, Vakkas Dağdelen, Resul Yıldız ve Nurullah Tekataş.
Şube Teşkilatlanma Sekreteri Yasin Tepe ve Teşkilatlanma Komisyonu tarafından dört ayrı toplantı halinde organize edilen 14. İş Yeri Temsilcileri Toplantısı’nda sivil toplum örgütlerinin gerekliliği, sendikalaşma, “niçin yetki?” gibi konular üzerinde görüş alış-verişinde bulunularak eğitim hizmet kolunda yetkili sendikaların ideolojik davranarak eğitim çalışanlarının taleplerinin toplu görüşmelere taşıyamadığı, bundan dolayı Eğitim-Bir-Sen’in masada yetkili olmasının gereği ve önemi üzerinde duruldu. |
|
| |
|
|
| |
Salı, 18 Mart 2008 |
|
| |
|
|
| |
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ |
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
Pazartesi, 17 Mart 2008 |
|
| |
Gerçek Demokrasilerde
Partileri Halk Açar Halk Kapatır
|
|
| |
Bu ülke insanı darbelerden, kapatmalardan bıkmıştır. Her şeyden önce halka yapılan bir haksızlıktır. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde böyle şeylerin bırakın eylemini, söylemi bile olmamalıdır. Ne yazık ki demokrasimiz bir kez daha yara almıştır.
Bu davanın açılması Türkiye adına talihsizliktir. Türkiye’nin dünyadaki itibarı zedelenmiştir. Ülkemize çok büyük bir kötülük yapılmıştır. Demokrasi tarihine talihsiz bir olay olarak geçecektir.
Demokrasilerde meşruiyetin tek kaynağı milli iradedir. Bu milli iradeye kilit vurmak demektir. Anayasa değişikliği yaptı diye bir parti kapatılamaz, Anayasa ve yasaları değiştirecek tek irade halk iradesidir, mahkemeler değil. Meclis ve siyasi partiler anayasa değişikliği yaparak görevini yapmıştır. Dava, demokrasiye aykırıdır. Şiddete başvurmuyorsa bir partiyi kapatmak çağa uymuyor. Bu tür hareketler gelişen ekonomiye zarar verir. Türkiye’yi istikrarsızlığa götürür. Partileri vatandaşlar değerlendirir, vatandaşlar büyütür ya da kapatır. Bunun yolu da demokrasilerde seçimdir, sandıktır.
haberin devamı...
|
|
| |
Cumartesi, 15 Mart 2008 |
|
| |
2008 Seminerler Dizisi 3. Seminerle Devam Etti
Mehmet Âkif ve İstiklâl Marşı Semineri |
|
| |
|
|
|
| |
Şubemiz 15 Mart 2008 Cumartesi günü Sendika Toplantı Salonu’nda Mehmet Âkif ve İstiklâl Marşı Semineri gerçekleştirdi. Programda Mehmet Âkif’in hayatı kısaca sunu şeklinde katılımcılara izletildikten sonra fikirleri, edebi kişiliği, İstiklal marşı’na ilişkin bilgileri içeren seminere geçildi.
2008 seminerler dizisinin üçüncüsü olarak gerçekleşen program Şube Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Ahmet Gök’ün organizasyonunda Şahinbey İMKB Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ve Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Sait Ateş’in sunumuyla gerçekleşti. Ahmet Gök seminerin girişinde Mehmet Akif’in hayatını sunu olarak katılımcılarla paylaştıktan sonra mikrofonu Mehmet Sait Ateş’e verdi.
haberin devamı...
|
|
|
|