| |
Biz Türkiye'de yaşayan insanların ve fikirlerin gerçek temsilcisiyiz!
Biz belli fikirlerin etrafında kümeleşmiş ve onları istismar ederek sendikacılık yapmaya ve yapanlara karşıyız! Marjinal bir yanımız yok.
Bazı düşünceleri ajite ederek, insanları kutuplara ayırmaya, Türkiye toplumunu kökünden dinamitlemeye yönelik her türlü çabanın ve faaliyetin karşısındayız!
Biz bu halkın ta kendisiyiz! Önce insan, sonra eğitim çalışanı, sonra sendika diyoruz. İnsanımıza hitap etmeyen, halkımızın bir kısmını kapsayıp bir kısmını reddeden yaklaşımları cehalet olarak addediyoruz. Dindarız, milliyetçiyiz, vatanını ve milletini seven ve onun için her türlü mücadeleyi göze alan insanlarız. Her türlü özgür düşüncenin yetişmesi ve yerleşmesinden yanayız. Siyaset referanslı sendikacılık değil, siyasete yön veren sendikal faaliyetler içindeyiz. Devleti kutsayıp onu her şeyden müstağni görenlerden değiliz. Hükümetlerin yanlışını devlete mal etmiyoruz. İnsanlarda tek tip ve tek yönlü düşünce aramıyoruz. Farklı düşünceleri ve düşünenleri zenginliğimiz olarak algılıyoruz. Ülkemizin Misak-ı Milli sınırları dahilinde bölünmez bütünlüğünü savunuyoruz. İnsanlar hangi görüş ve düşünceden olursa olsun, inandıklarını ifade etme hakkının kendisinde olması gerektiğine savunuyoruz.
Sayımız kaç kişi olursa olsun; biz sayısal değil, siyasal çoğunluk ve haklılık peşindeyiz. Haklı olduğumuz bu sendikal davaya bu toplumun en entelektüel kesiminden insanlarımızı, arkadaşlarımızı çağırıyoruz. “Birlikte hareket edelim, aman gruptan ayrılmayalım, aman solcular gelmesin, aman sağcılar yetki almasın, arkadaşların hepsi orada biz de orada olalım.” türünden yaklaşımların, adalet ve haklılık düsturu ile şekillenmemişse, bizden çok uzak ve sendikal anlayışın ürünü olmadığını bilmenizi istiyoruz. Biz haklıysak; Siz hak olan bir davada yalnız da kalabilirsiniz. Biz haksızsak; verilen her destek istediği kadar çok ve kalabalık olsun; Haksızlığın ve yanlışlığın yanında, arkasında veya sadece imza üyesi dahi olsanız sorumluluktan asla kaçamazsınız. Yanlışın altına atılan her imza sizi sorumlu tutacaktır. Korku senaryolarına aldanıp, zamanın derebeylerini yetiştirenler onlarla bir ve beraberdir. Güç bölünmesin değil arkadaşlar adalet bölünmesin.
Biz sizi; Türkiye'de yaşayan her toplumun ve her fikrin temsilcisi olan EĞİTİM-BİR-SEN'e çağırıyoruz. Arkamızdan gelin demiyoruz. Beraber yapalım diyoruz. Türk-Kürt, Sünni-Alevi, Laik-Antilaik kim olursa olsun! Haklı olan davasında birlikte mücadele edelim diyoruz. Haksızlık nereden ve kimden gelirse gelsin ona karşı olalım istiyoruz. İdeolojik yapılanma ve sendikacılığın memurlara hiç bir yarar kazandırmayacağını savunuyoruz. Bunu yapanların ülkeyi kamplara bölüp geçmişte yaşanan ölümlere çanak tutanlar olduğunu söylüyoruz. Bu ülkenin ayrılıklara değil birbirini sevmeye ihtiyacı vardır.
Gelin! Bizi bizim anlattığımız gibi tanıyın ve tanımlayın. Başkalarının yanlışları, haksızlıkları üzerine sendikacılık yapıp, içini dolduramadıkları kavramları dillendiremeyenlerin saldırılarıyla değil. Yüreği olan kendisini anlatır. Biz asırlardır buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz. Baskıların daniskasını, envai çeşidini literatürlere sokarak bu halkın öz evlatlarına hakkını vermeyenlerin yakasına yapışacağız. Adalet kimseye haksızlık yapmamaktır. Ama geçmişte hakkı yenenlerin hakkını almak da bir adalettir. Hiç kimse yaptıklarının yanına kar kalacağını düşünmesin. Gelin! Yanlışlıklara, haksızlıklara, kötülere, zalimlere, haksız ve hukuksuz baskılara birlikte ve beraber karşı koyalım ve aramızdaki mesafe “KURŞUNLA KENETLENMİŞ BİNALAR KADAR” sık ve ayrılmaz olsun.
|
|